| KARAR TARİHİ | KARAR ÖZETİ |
| 26/09/2006 | Araba kiralama faaliyeti ile uğraşan davacı şirketin, aktifinde bulunan iki adet aracı oto kiralama faaliyetinde kullanmaması halinde, bu otomobillerin alış faturalarında gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hk. |
| 26/09/2006 | Faturalarına konu hizmetlerin ifası ve malların teslimi yeterli miktarda sermayenin araç ekipman, iş gücü ve diğer faktörlerle organizasyonu gerektirmekte olup, bu amaca yönelik organizasyonda bulunmadan, sadece şekli şartlar yerine getirilerek düzenlenen faturalarda yazılı katma değer vergisi indiriminin kabul edilmemesi suretiyle tarhiyat yapılmasında yasaya aykırılık bulunmadığı hk. |
| 12/10/2006 | Davacı tarafından, yapılan üretim sonucu oluşan firelerin ve ambalaj malzemelerinin hurda işiyle uğraşanlara satışının katma değer vergisinden istisna olduğundan, bunlara ilişkin alış faturalarında gösterilen veya bunların maliyeti içinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasında yasaya uyarlık görülmediği hk. |
| 04/05/2006 | Davacıdan defter ve belgelerinin istenilmesine ilişkin yazı, usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, vergi mahkemesince davacının defter ve belgeleri istenilip gerekli inceleme yapılmadan verilen kararda isabet bulunmadığı hk. |
| 20/04/2006 | Finansal kiralamaya konu emtianın sözleşme anında teslimi gerekmediği hk. |
| 06/07/2006 | Vergi ziyaı cezası konusunda anayasa mahkemesince verilen iptal kararı dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği hk. |
| 24/11/2005 | 3065 sayılı katma değer vergisi kanununun 11/1-c maddesine göre yapılan ihracatın, yasadaki şartlara göre gerçekleşmemesi üzerine tecil olunan verginin tahakkuk ettiği tarihten itibaren ödeme emri ile istenileceği hk. |
| 11/10/2005 | Yükümlünün muhasebecisinin bürosunda yapılan aramada 1999 yılına ait defterlerinin boş olduğunun tespiti üzerine bilgisayar kayıtları dikkate alınmaksızın katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin terkini istemi hk. |
| 06/04/2005 | İnceleme elemanınca istenilen defter ve belgelerin, 15 günlük ibraz süresi geçmeden sulh hukuk mahkemesine bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla sunulduğu, bu durumun da inceleme elemanına bildirildiği anlaşıldığından defter ve belgeler ibraz edilmediğinden bahisle yükümlünün katma değer vergisi indirimleri reddedilerek cezalı tarhiyat yapılmasında isabet bulunmadığı hk. |
| 16/03/2005 | 2000 yılı için herhangi bir defter tasdik ettirmeden, bu yıla ilişkin işlemlerini eski ünvanını taşıyan şirketin 1999 yılına ait yevmiye defterinde 2000 yılı için ara tasdik yaptırmadan takip eden yükümlünün, katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmeyeceği hk. |
| 24/02/2005 | Yatırım teşvik belgesi sahibi otele yapılan halı satışının hizmet üretiminde kullanılması ve yatırım teşvik belgesine ekli listede makina ve techizat tanıma giren sabit kıymetler arasında sayılması nedeniyle 3065 sayılı katma değer vergisi kanununun 13/d maddesine göre katma değer vergisinden müstesna olduğu hk. |
| 26/10/2005 | Sahte fatura düzenleyerek komisyon geliri elde ettiği düşüncesiyle bu gelir üzerinden adına katma değer vergisi tarhiyatı yapılan yükümlünün gerçek faaliyeti olmadığı kabul edildiğinden davanın bu kısmının reddi üzerine ayrıca katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta isabet bulunmadığı hk. |
| 09/12/2005 | Defter ve belgelerini yanması nedeniyle incelemeye ibraz edemeyen yükümlünün emtia alımına ilişkin belgelerin varlığını ispat yükümlülüğünün ortadan kalkmadığı ve ibraz edilebilen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılabileceği hk. |
| 09/02/2005 | Veraseten intikal eden tarla vasfındaki arazinin rızai taksimi sonucu oluşan ve diğer hissedarlara ait parselleri de satın alan davacının, bu arsaların satışından elde ettiği kazancın ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilemeyeceği hk. |
| 18/02/2005 | Yükümlülerin muhafaza etmek zorunda oldukları her türlü defter, belge ve karneleri muhafaza süresi içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz ve inceleme için arz etmemeleri halinde, resen tarh nedeninin bulunduğu hk. |
| 18/02/2005 | Defter ve belgelerini çalındığından bahisle incelemeye ibraz edemeyen yükümlünün temin edebileceği belgeler, vergi dairesi haberdar edilip incelenerek karar verilmesi gerekirken, davanın vergi aslına ilişkin kısmının reddinde isabet bulunmadığı hk. |
| 17/06/2005 | Müteharrik yapraklı yevmiye defterinin tasdiksiz arka sayfalarına yapılan kayıtlarda gösterilen katma değer vergisi indiriminin tasdikli olan diğer yasal defterlerle karşılaştırmalı bir inceleme yapılmaksızın kabul edilmemesinde hukuka uygunluk bulunmadığı hk. |
| 17/06/2005 | Noter satış sözleşmesinde belirtilen satış tarihinde 3065 sayılı kanunun 10 uncu maddesinde öngörülen vergiyi doğuran olay meydana geldiğinden, araç satış bedeline ilişkin katma değer vergisinin de bu tarih esas alınarak beyan edilmesi gerektiği hk. |
| 14/04/2004 | Mükelleflerin, vergi usul kanununda öngörülen saklama süresi içinde istenilen defter ve belgelerini mücbir sebep olmaksızın ibraz etmemelerinin resen tarhı gerektirdiği; ibraz edilmeyen defterlere dayanılarak yapılan katma değer vergilerinin indiriminin reddinde kanuna aykırılık bulunmadığı; saklama süresi doldu zannedilerek defter ve belgelerin imha edilmesinin mücbir sebep sayılmayacağı hk. |
| 12/04/2004 | Mal ve hizmet alışlarına ilişkin belgelerini süresi içinde yasal defterlerine kaydetmediği noter tespiti ile sabit olan davacının, katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesinde kanuna aykırılık bulunmadığı; defter ve belgelerin muhasebeci tarafından alıkonulduğu yolundaki iddianın, mücbir sebep olarak kabul edilmeyeceği hk. |
| 08/04/2004 | Katma değer vergisi indirim hakkının, her koşulda yararlanılması olanaklı "mutlak" bir hak olmadığı, bu hakkın kullanılabilmesi için, kanunda sayılan şartların yerine getirilmesi gerektiği; katma değer vergisi beyannamesini vermeyen mükelleflerin indirim hakkından yararlanamayacağı; 213 sayılı kanunun 347'inci maddesinde yazılı miktarı aşan vergi zıyaına sebebiyet veren mükellefler hakkında ağır kusur cezası uygulanacağı hk. |
| 07/04/2004 | Vergi usul kanunun 30'uncu maddesinde yer alan düzenlemeye göre, beyannamenin, kanuni veya ek süreler içinde verilmekle beraber, beyannamelerde vergi matrahına ilişkin bilgilerin gösterilmemesi halinde, takdir komisyonlarının, matrah takdirinden önce mükellefe süre vererek defter ve belgelerinin ibrazını istemek zorunda oldukları; beyannamenin kanuni süresi geçtiği halde verilmemesi halinde ise böyle bir zorunluluğun olmadığı; beyannamelerini vermeyen yükümlülerin, beyannamesi verilmeyen dönemlerle sınırlı olmak üzere, katma değer vergisi indiriminden yararlanamayacakları hk. |
| 25/06/2004 | İşletmeden çekilen gayrimenkulün emsal bedelinin, maliyet bedelinin belli olup olmadığı tespit edilmeden doğrudan vergi usul kanununun 267'nci maddesinde üçüncü sıra olarak belirlenen takdir esası yolu ile saptanmasının hukuka aykırı olduğu hk. |
| 12/10/2004 | Cep telefonu kartı pazarlamacılığı yapan mükelleflerin, özel iletişim vergisini katma değer vergisi matrahından indiremeyeceği hk. |
| 26/05/2004 | Kur farkından kaynaklanan gelirin, katma değer vergisine tabi olmadığı hk. |
| 20/05/2004 | Defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyip mahkemeye ibraz eden yükümlü şirketin, bu belgelerinden vergi dairesi müdürlüğünün de haberdar edilmesi sonucu, bu idare tarafından gönderilen yükümlü şirket adına fatura düzenleyen şirketler hakkında hazırlanan vergi inceleme raporlarını incelemeden karar veren mahkeme kararında isabet bulunmadığı hk. |
| 17/02/2004 | Gümrük kanununa göre tebliğ edilen katma vergisi tahakkukuna ve kesilen üç kat para cezasına ilişkin işleme karşı, gümrük kanununun 242'nci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca, gümrük başmüdürlüğüne süresi içinde yapılan itirazın başmüdürlükçe karara bağlanması gerektiğinden; bu konuda yetkisi bulunmayan gümrük müdürlüğünce tesis edilen itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, bu husus irdelenmeksizin, esasının incelenmesi suretiyle sonuçlandırılmasında isabet bulunmadığı hk. |
| 16/03/2004 | İl özel idarelerinin işletme hakkını kiraladığı işletmelerin faaliyetinden doğan kdv'ni ödeme yükümlülüğünün "vergi sorumlusu" sıfatıyla işletmeye ait olduğu hk. |
| 24/12/2004 | Çalındığından bahisle defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmese de, temin edilen belgelerin vergi dairesi haberdar edilerek inceletilmesi gerektiği hk. |
| 24/12/2004 | Komisyon karşılığı içeriği itibarıyla yanıltıcı belge düzenlendiğinin tespiti üzerine, komisyon gelirinin hesaplanması sırasında, beyan edilen katma değer vergisi matrahına, hesaplanan katma değer vergisinin de ilavesinde hukuka aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki mahkeme kararının bozulması gerektiği hk. |
| 12/11/2004 | İnceleme elemanına sunulmayan defter ve belgeler üzerinde mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora göre tarhiyatın değiştirilmesi yolundaki ısrar kararında, hukuka aykırılık bulunmadığı hk. |
| 26/04/2004 | İhraç kayıtlı teslimleri olan imalatçı davacı şirketin tecil-terkin ve iade başvurusunun, beş işçi çalıştırma koşuluna uymadığından bahisle reddedilemeyeceği hk. |
| 11/03/2003 | Nihai tüketici olması dolayısıyla katma değer vergisinin asıl yüklenicisi konumundaki her bireyin vergi oranları ile ilgili olarak toplumun tümünün ve dolayısıyla kendi menfaatini zedeleyen düzenleyici işlemlere karşı dava açma hakkı bulunduğu, kiralamanın, 3065 sayılı kanunun 4'üncü maddesinde teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler arasında bir "hizmet" türü olarak sayıldığı hk. |
| 15/12/2003 | Düzenleyiciyle ilgili bilgi taşımayan faturalarla katma değer vergisi indiriminden yararlanılamayacağı hk. |
| 30/10/2003 | Bütün aktif ve pasifleriyle devrolunan ticaret şirketlerinin; devirden önceki döneme ilişkin olarak vermek zorunda oldukları beyannamede, yüklendikleri katma değer vergisini indirilecek vergi olarak göstermelerinin kanuna uygun olduğu hk. |
| 12/12/2003 | Gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan ve asli ve suretlerinde farklı tutarlar yer alan faturaların katma değer vergisi indiriminde kullanılamayacağı hk. |
| 13/10/2003 | İndirimli orana tabi temel gıda maddesi teslimleri dolayısıyla yüklenilen ancak, indirimli vergi oranı uygulaması nedeniyle indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergilerinin, 3065 sayılı kanunun 29'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca iade konusu yapılabilmesi için öncelikle, katma değer vergisi yüklenilen emtianın, vergi nispeti indirilen mamulün imalatında kullanılması gerektiği; ilgili dönemde imal edilen ekmekle ilgilendirilemeyen giderler ile dönem içerisinde imal edilen mamulün bünyesinde kullanılmayan, stoklarda yer alan girdiler dolayısıyla yüklenilen vergilerin iade konusu yapılmasının mümkün bulunmadığı hk. |
| 06/02/2003 | Olayda, katma değer vergisi indiriminden yararlanabilmek için gerekli yasal defterlere kayıt koşulu gerçekleşmiş kabul edilemeyeceğinden, mahkemeye ibraz edilen faturaların, gerçek mahiyete uygunlukları kanıtlanmış olsa dahi, indirim hakkı vermelerinin olanaklı olmadığı hk. |
| 18/06/2003 | Yurtdışında yabancı dil öğrenmek amacıyla buralardaki kurslara katılan öğrencilerin formlarını alıp yurt dışındaki firmaya gönderen yükümlü şirketin bu hizmetinin hizmet ihracı mahiyetinde olup olmadığı hk. |
| 13/06/2003 | Taşımacılık faaliyetini kooperatif bünyesinde yürüten davacının bu faaliyeti kendi adına yürütmesi nedeniyle vergi mükellefi olduğu; ancak, daha önce kooperatif tarafından katma değer vergisi beyannameleri verilmiş olduğundan, davacının ödemesi gereken vergi ile ödenen arasında fark olup olmadığının araştırılması gerektiği hk. |
| 13/06/2003 | Gerçek bir emtia alımına dayanmaksızın düzenlenen faturada gösterilen katma değer vergisi indirime konu edilemeyeceğinden, yapılan tarhiyatın kaldırılması yolundaki kararın hukuka aykırı olduğu hk. |
| 16/05/2003 | İhracatın gerçekleşmesınden sonra gerı gelen eşyaya aıt katma değer vergısının gümrük ıdaresıne ödenmemesı nedenıyle doğan vergı kaybından ımalatçının sorumlu olduğu hk. |
| 16/05/2003 | İnceleme elemanına ıbraz edılmeyıp mahkemeye sunulan defter ve belgeler üzerınde davalı vergı ıdaresınce ınceleme yapılmasına ımkan sağlanıp sonucu alındıktan sonra uyuşmazlığın karara bağlanması gerekırken mahkemece yaptırılan bılırkışı ıncelemesı sonucu karar verılmesınde hukuka uyarlık bulunmadığı hk. |
| 03/05/2002 | Aracı satıp aynı gün ışını terk eden davacının satış işleminin kdv'ne tabi olduğu hk. |
| 27/03/2001 | Olayda, yükümlünün sel baskınından sonra emtia aldığı işyerlerinden fatura suretini temin etmek için girişimlerde bulunduğu halde temin edememesi, defter-belgelerin muhafaza sürülerinin geçmesi ve su baskının yükümlünün işyerinin bulunduğu bölgeyi etkileyen genel bir felekat niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında katma değer vergisi indirimlerinin kabulünün gerekeceği hk. |
| 19/02/2007 | 6183 sayılı yasa'nın 55/3. Maddesine göre, belediye sınırları dışında bulunan borçlular adına düzenlenen ödeme emrinin muhtarlıkça tebliğ edileceği hk. |
| 21/11/2006 | Ödeme emri gönderilmeden, 6183 sayılı kanun'un 55. Maddesi uyarınca haciz işleminin yapılamayacağı hk. |
| 13/11/2006 | Anayasanın 40 ncı maddesi'nin ikinci fıkrası uyarınca ödeme emrinde dava açma süresinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmadan düzenlenen ödeme emrine karşı 7 günlük dava açma süresinin geçirildiğinden sözedilemeyeceği hk. |
| 04/05/2006 | %10 haksız çıkma zammının dayanağı olan ilam harcına karşı açılan dava kesinleşmeden, davacının itirazında haksız çıktığı kabul edilerek düzenlenen ödeme emrinde isabet bulunmadığı hk. |
| 27/04/2006 | 2464 sayılı belediye gelirleri kanunun 92 maddesi uyarınca katılma payı tutarlarının ilgilisine ayrıca tebliğ gerektiği öte yandan katılma payına dayanak teşkil eden eski tarihli belediye meclis kararlarının da, payın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri ile beraber dava konusu edilebileceği hk. |
| 10/03/2006 | 2577 sayılı yasa'nın 7 ve 8. Maddelerinde; idari dava açma süresi ile bu sürenin hesaplanmasında uygulanacak olan genel esaslar düzenlenerek ve dava açma süresinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı öngörüldüğünden, dava açma süresi bakımından uyuşmazlığa esas alınacak özel kanun olan 6183 sayılı yasa'ya göre dava konusu ödeme emrine 7 gün içinde dava açılabileceği açık olmakla birlikte dava açma süresinin başlangıcının 2577 sayılı yasa'nın 8. Maddesinde öngörülen genel esaslara tabi olacağı hk. |
| 16/02/2006 | Karşılığında, teminat gösterilmiş bulunan kamu alacaklarının tahsili aşamasında, 6183 sayılı kanunun 56'ncı maddesi uyarınca işlem tesisi gerekirken, ödeme emri düzenlenmesinde isabet bulunmadığı hk. |
| 22/03/2006 | 6183 sayılı yasanın 5'inci maddesi uyarınca takip edilen amme alacağının asıl borçlu şirketin mükellefi bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünün vermiş olduğu yetkiye dayanılarak niyabeten davacının mükellefi olduğu vergi dairesi müdürlüğünce ödeme emri düzenlenmesi hukuka aykırı bulunmadığından aksi gerekçeyle verilen kararın bozulması gerektiği hk. |
| 15/03/2006 | Konulan ve konulması taahhüt edilen sermaye payının bütün hak ve yükümlülükleriyle devri ve ticaret sicilinde tescili sorumluluğu kaldırıcı etki yapacağından, davacının, pay devrinden sonraki bir tarihte şirketin hangi dönemin vergi borcundan olursa olsun ortak sıfatıyla sorumlu tutularak ödeme emriyle takibine olanak bulunmadığı hk. |
| 15/02/2006 | Davacı şirket adına hükmolunan yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada 6183 sayılı kanunun 37. Maddesi uyarınca idarece mükelleflere bir aylık ödeme süresi verilmesi ve bu sürenin sonunda harcın ödenmemesi üzerine ödeme emri düzenlenmesi gerektiği hk. |
| 15/02/2006 | Davacı şirket adına hükmolunan yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada 6183 sayılı kanunun 37. Maddesi uyarınca idarece mükelleflere bir aylık ödeme süresi verilmesi ve bu sürenin sonunda harcın ödenmemesi üzerine ödeme emri düzenlenmesi gerektiği hk. |
| 18/10/2006 | Vergi davalarında, 2577 sayılı kanun'un 11 inci maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı, kesinleşmiş kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin, 6183 sayılı kanun'un 58 inci maddesi kapsamında incelenmesi gerektiği hk. |
| 16/02/2006 | Borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan dava kesinleşmeden ve şirket hakkında takip ve tahsil yolları tüketilmeden kanuni temsilcinin teminat olarak gösterdiği gayrimenkulün paraya çevrilemeyeceği hk. |
| 24/02/2006 | Kesinleşmiş kamu alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla ticaret borsası adına ödeme emri düzenlenebilmesi için ihbarname düzenlenmesine gerek bulunmadığı hk. |
| 14/06/2005 | Feshedilip ticaret sicilinden kaydı silinerek tüzel kişiliği sona eren şirketin davaya taraf olamayacağı; olmayan şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilemeyeceği; tesis edilen işlemlerin herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı hk. |
| 07/04/2005 | Tasfiye dönemi tamamlandıktan sonra tüzel kişiliği sona eren münfesih şirket adına yapılan vergilendirme işlemlerinin hukuki geçerliliği bulunmadığından, düzenlenen ödeme emirleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın ehliyet yönünden reddinde kanuna uyarlık görülmediği hk. |
| 09/03/2005 | Şirket adına düzenlenen vergi ceza ihbarnameleri ile ödeme emirlerinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmedikleri anlaşıldığından, şirket yönünden kesinleşmeyen amme alacağının ödenmesinden kanuni temsilci olan davacının sorumlu tutulmasında isabet bulunmadığı hk. |
| 14/02/2005 | 213 sayılı vergi usul kanunu'nun mükerrer 227'inci maddesinde düzenlenen müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümleri kapsamında yeminli mali müşavir olan davacının sorumluluğunun, mükellef hakkındaki tahakkukun kesinleşmesinden sonra başlayacağı ve meslek mensubu adına yeniden ihbarname düzenleme zorunluluğunun bulunmadığı hk. |
| 21/02/2005 | Gümrük vergilerinin ödeme emri ile takibi için, vergilerin on günlük ödeme süresi içerisinde ödenmemiş olması gerektiği; tahakkukun, idari ve yargısal başvuru yollarının tüketilmesi suretiyle kesinleşip kesinleşmediğinin alacağın ödeme emri ile takibine etkisi bulunmadığı; on gün içinde ödenmeyen vergilerin tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu hk. |
| 22/04/2005 | Kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada, ticari faaliyetin bulunmadığı yolunda ileri sürülen iddianın "böyle bir borcun bulunmadığı" kapsamında değerlendirilerek ödeme emrinin iptalinde hukuka aykırılık bulunmadığı hk. |
| 18/02/2005 | Katma değer vergisi iade alacağından gelir (stopaj) vergisi borcunun mahsubu talebi kabul edilip, mahsup gerçekleştirildikten sonra, katma değer vergisi iade alacağının olmadığı sebebine dayanılarak mahsup edilen gelir (stopaj) vergisinin, doğrudan ödeme emriyle tahsil edilemeyeceği hk. |
| 26/01/2005 | Büyükşehir belediye başkanlığı'nın, ilçe belediyesine sattığı asfalt bedelinin tahsili amacıyla 6183 sayılı kanun uyarınca ödeme emri düzenleyemeyeceği hk. |
| 04/11/2004 | Adına yapılan cezalı tarhiyata ilişkin vergi ceza ihbarnamelerine karşı dava açmayan yükümlü adına bu cezalı tarhiyatın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin; yükümlünün vergisi ihtilaflı dönemlerde ticari faaliyette bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilerek iptalinin icap ettiği hk. |
| 19/10/2004 | Bir kısım mahsup talebi kabul edilmeyerek aleyhine düzeltme yapılan yükümlüye; 213 sayılı yasanın 121. Maddesine göre düzeltme fişlerinin tebliği gerekir iken, doğrudan ödeme emri düzenlenmesinin yerinde olmadığı hk. |
| 30/09/2004 | Yükümlü şirketin kendisi hakkında sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu düzenlendiğinden; 2001 yılına ilişkin iade ve mahsup talebinin 84 sayılı katma değer vergisi genel tebliği uyarınca 4 kat teminat karşılığı yerine getirileceğinin bildirilmesinde ve teminat gösterilmemesi üzerine ödeme emri düzenlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı hk. |
| 01/12/2004 | İlk taksidi vadesinde ödendikten sonra mahkeme kararına göre davacıya iade edilen ve danıştay bozma kararından sonra vadeyi belirleyen ihbarnamenin tebliği beklenmeden vergi dairesine ödenen vergiden dolayı gecikme zammı hesaplanmasını gerektirecek vadesi geçmiş bir amme alacağının bulunduğundan söz edilemeyeceğinden borcu bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali yolundaki vergi mahkemesi kararına yönelik temiz isteminin reddi gerektiği hk. |
| 10/03/2004 | Taşocağı resminin ihbarname düzenlenmeden, direk ödeme emri ile istenemeyeceği hk. |
| 21/04/2004 | İşyeri adresi sürekli kapalı olan davacı, şirket adına düzenlenen vergi/ceza ihbarnamelerinin, şirketin kanuni temsilcisinin ikametgah adresinde tebliğinden sonra, bu yolla kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığı hk. |
| 27/01/2004 | Belediye encümen kararının davacı şirkete tebliğ edilmesinden itibaren bir ay içinde ödeme yapılmamesı halinde para cezasının kesinleşmesinden söz edilerek ödeme emri ile istenebileceği hk. |
| 21/01/2004 | Yükümlü tarafından ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısındakı imzanın kendisine ait olmadiğı ileri sürüldüğünden, tebliğin usulüne uygun olup olmadığı ve söz konusu imzanın yükümlüye ait olup olmadığı araştırılmadan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde isabet görülmediği hk. |
| 23/02/2004 | 165 sayılı yasanın 149'uncu maddesi uyarınca alınan para cezası kararı, davacıya tebliğ edilerek idari itiraz ve dava açma hakkı tanınmadan doğrudan ödeme emri düzenlenmesinde isabet bulunmadığı; geçici ithal sırasında yönetmelik hükümlerine göre alınan taahhütnamenin, davanın idari itiraz hakkını ortadan kaldıracak nitelikte hukuki kıymete haiz bir belge olmadığı hk. |
| 30/01/2004 | Gerçek mahiyeti tespite yönelik karşıt inceleme yapma yetkisi bulunmayan yeminli mali müşavir adına tasdik kapsamı ile sınırlı sorumluluğu aşılarak düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu hk. |
| 03/12/2004 | Dava konusu edilmiş olmasına karşın gelir (stopaj) vergisi hakkında hüküm verilmediği, dolayısıyla bu verginin kesinleştiğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin, kurumlar vergisi kaldırılmış olduğundan gelir (stopaj) vergisinin matrahı da ortadan kalkmakla olayın böyle bir borcun bulunmadığı kapsamında görülerek, iptalinde hukuka aykırılık bulunmadığı hk. |
| 26/03/2004 | Kesinleşmiş kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla serbest muhasebeci, mali müşavir adına ödeme emri düzenlenebilmesi için ihbarname düzenlenmesine gerek bulunmadığından, borcun kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması gerektiği hk. |
| 11/11/2003 | Limited şirket hisse devrinin üçüncü kişilere ve şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için sadece noter tasdikli hisse devir sözleşmesinin ve buna ilişkin ortaklar kurulu kararının yeterli olmadığı, türk ticaret kanununun 511 ve 515'inci maddeleri hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, şirket ortaklarının tümü, ortaklık payları, ortak sayısı ile şirketi temsile yetkili olanların da değişmesi sonucunu doğuracak şekilde yapıldığı anlaşılan devir işleminin ticaret sicilinde tescil ve ilan edilerek üçüncü kişilere ve pay defterine kayıt suretiyle şirkete karşı hüküm ifade edecek şekilde aleniyet kazanıp kazanmadığının saptanması gerektiği hk. |
| 28/10/2003 | Tüzel kişilik adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni temsilci olması nedeniyle davacıya tebliğ edilmesi üzerine bu ödeme emirlerinin iptali için kişisel sorumluluğuyla ilgili olmayıp şirket hakkında iddiaları içeren dava dilekçesiyle kanuni temsilci tarafından açılan davanın, şirket adına açıldığının kabulü gerekeceği hk. |
| 21/10/2003 | Davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrinin vergi mahkemesince kısmen iptali üzerine ödeme emrinin onanan kısmı üzerinden 6183 sayılı yasanın 58 inci maddesi uyarınca istenen % 10 haksız çıkma zammında hukuka aykırılık bulunmadığı hk. |
| 09/10/2003 | Ortağı olduğu şirketin vergi borçları nedeniyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine davacı tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği hk. |
| 13/06/2003 | Ödeme emrıne karşı, dava açma süresı geçtıkten sonra düzeltme ve şıkayet yoluna gıdılmesı halınde, vergılendırme hatası olduğu, mükellefte ve matrahta bulunduğu yolundakı ıddıanın ıncelenmesı gerektığı hk. |
| 25/11/2002 | Mahkeme kararının teminat karşılığı yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine gösterilen teminat yetersiz bulunması durumunda, 2577 sayılı yasanın 27/5 inci maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmadığı sürece düzenlenen ödeme emrinde isabet görülmediği hk. |
| 06/11/2002 | Davacının asıl borçlu şirketin ortağı olmakla birlikte şirketi temsil yetkisi bulunmadığı; bu durumda şirkete yapılan tebligatları ikamet adresinde tebellüğe de yetkili olmayan davacının hukuki durumunda usulüne aykırı olarak kendisine tebliğ olunan dava konusu ödeme emirleri dolayısıyla herhangi bir değişiklik olmayacağından, bu ödeme emirlerine karşı düzeltilmesi veya iptal edilmesi istemiyle kendi adına ıdarı başvuruda bulunması veya idari dava açmasının mümkün bulunmadığı hk. |
| 14/10/2002 | 6183 sayılı kanunun 5'inci maddesi uyarınca, vergi alacaklarının takip ve tahsili için, ödeme emri tebliği, haciz kararı alınması gibi işlemleri yapmaya, asıl borçlunun bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünün yetkili olduğu hk. |